Posts

Fazla silahi olan var mi ?

  Fazla silahi olan var mi ?   Gectigimiz 20 yilda Turkiye’de gelisim gosteren tek sektor dizi sektoru desek abartmis olmayiz sanirim. Sanayinin, tarimin, uretimin,turizmin agir darbe aldigi bu surecte hem yurtici hem yurtdisi yuzumuzu gulduren sadece oyunculuklari vasatin altinda ama kendileri asiri guzel ve yakisikli oyuncularimizin basarilari.   Biz 70-80lerin cocuklarina o donemde Brezilya ve Meksika dizileri neyse, simdi tum dunyada Turk dizileri oyle, onlarin yerini almis durumdalar.   Bu akimin gelismesine onayak olan harika diziler vardi elbet; Meral Akay’in Muhtemsem Yuzyili ya da Beren Saat’li Fatmagul’un sucu ne ya da ask-i memnu ve her ne kadar benim cok tarzim olmasa bile Osman Sinav’in Kurtlar vadisi gibi, hem konusu, hem oyunculugu, hem muzikleri acisinda harika yapimlardi. Fakat sektor garip bir sekilde, bu diziler sayesinde yakaladigi nami surdurmeyi basardi ve hatta artik kalitenin pek onemli olmadigi sadece guzel (gunumuzun ayni torna t...

Bayramda Yunan adalarina kacmasak mi ?

  Bayramda Yunan adalarina kacmasak mi ?   11 seneye yakin ingiltere’de yasiyorum. Geldigimizden beri her Noel ayni seyi yapiyoruz. Esimin annesinin evine Noel arifesinde gidiyoruz, gece orada kaliyoruz. Sabah ufak bir kahvalti yapip noel babanin bize getirdigi hediyeleri aciyoruz. İkindi saati gibi genis aile ile senelere gore cok da degismeyen rosto et, buharda pismis ya da firinlanmis sebzeler ve ayni iki cesit tatlidan olusan menumuzu uzun saatlerce beraber sohbet esliginde yiyoruz. Birkac kucuk oyun oynuyor, arkadasindan salonda bir iki kadeh birsey icip yataklarimiza gidiyoruz. Ertesi gun de birgun onceden kalan yemekleri keyifle yiyor, sonra evimize dogru yola cikiyoruz.   Simdi biz boyle yapiyoruz diye bunu esimin ailesine ozgu bir durum olarak algilamayin. Birlesik krallik nufusunun cok ciddi bir orani o iki gunu boyle geciriyor. Ustelik bunu 10 senelerce yapiyor ve bundan hic sikilmiyor. Neden ? Cunku bu harika bir gelenek ve insanlar o gunu her ne kadar...

Fayn dayning

  Fayn dayning     Cok sukur ki yepyeni bir kavram daha influgensir denilen ne idugu belirsiz insanlar ve instagram sayesinde girdi hayatimiza: fayn dayning.   Tabi bu kavram daha once de vardi ama boyle ici bosaltilip ayaga dusmemisti o vakitler. Hatta efendi gibi turkiye sartlarinda gurmelik denilen daha turkcelestirilmis bir kavram kullanirdik. Simdi google’a fayn dayningin anlamini sorun, 72 degisik cevap aliyorsunuz. Iyi yemek , zarif yemek ( o ne demekse), aristokrat yemek ( bak sen) uzayip gidiyor. Neden ? Cunku kimse tam olarak ne demek istedigini bilmiyor. Neymis yemek yemeyi sanat haline getirip sana kendini ozel hissettiriyormus.   Aslen tabagin ortasinda konmus tek bir parca karidesin ( turk mutfaginin olmazsa olmaz bir bilesenidir karides hepimizin bildigi uzere) yine turk mutfaginin baska vazgecilmezi avokado ile azicik yesillendirip uzerine de totomuzdan uydurdugumuz bir sos dokup bu “dish”e bir de minimum 8000tl fiyat bictiginizde ve bu...

Orospuluk ile Rahibelik arasinda bir yer var, orada bulusalim...

  Orospuluk ile Rahibelik arasinda bir yer var, orada bulusalim...   Turkiye dogu ile batinin arasinda, her ikisinden gercek guzellikleri alip sahane bir ulke olma potansiyeline sahip bir ulke iken, malesef dogunun da batinin da en gereksiz ozelliklerini bunyesinde toplayip, ulkedeki dogu-bati catismasindan surekli beslenen “dis mihraplarin” ve “ic sansarlarin” oyuncagi olmayi tercih ediyor. Bu dogu-bati catismasinin en baslarinda gelen ozgurluk kavramini en sevdigimiz yerden, kadin bedeni ve cinsellik uzerinden biraz konusmasak mi ? Ama caninizi sikabilirim, haberiniz olsun.   Bati modernligi, gelismisligi, hatta asmisligi temsil ediyor bir cogumuzun zihninde. Bircok bati ulkesinin bizden cok daha muassir medeniyet seviyesinde olmasinin ve disaridan davulun sesinin her zaman hos gelmesinin payi buyuk tabi bu mevzuda. Avrupa ornegin, cinsellik konusunu uzun zaman once asmis. Cocuklara erken yasta egitimi verilen ve tuh kaka olmaktan coktan cikarilmis bir kavram ...

Boykot cekemiyollaaa bizi kiskaniyollaaa bizi

  Boykot cekemiyollaaa bizi kiskaniyollaaa bizi   20 yildir Mr. Erdogan’s Home of Peculiar Children gibi yonetilmiyor ve bunlarin yaptiklari yeterince garip degilmis gibi 19 mart’tan itibaren gelisen surecte hukuksuzlugun dibine vurduk ve hatta daha da beteri demokrasiye ve milli iradeye dair ne varsa ona bile goz diktiler sonunda. Onlarin yaptiklarindan bahsedip bunun uzerinden kara mizah yapmak bile artik banallestigi ya da olayin komik bir tarafi kalmadigi icin ben yine baska bir yerinden ele alacagim bu konuyu da.   Bizim cok akilli ve asiiri sekuler kitlemiz bu peculiar badem biyiklarin salakliklarinin ayyuka cikmasi nedeniyle sonunda onemli bir gercege uyandilar: akp’nin gecim kaynaginin orta ve ust duzey sekuler kesimin harcamalari ve odedigi kallavi vergiler oldugu. Espressolab, D&R, Sleepy uzayip giden bir liste dolusu hizmet ve urunun yandas abilerin mulkiyetinde oldugu konusunda Ozgur Ozel ve tayfasi 3. Gozumuzu acinca, ulkede ciddi bir boykot harek...

Ince Bellide Tavsan Kani Cay vs Dekaf Soya Fılet Vayt

  Ince Bellide Tavsan Kani Cay vs Dekaf Soya Fılet Vayt   Turkiye dunyada kisi basi en yuksek cay tuketiminin oldugu ulke (gunumuz itibariyle neyseki halen oyle ama bu gidisle yakinda Cin’e ya da ingiltere’ye kaptiririz). Cay turkiye icin sadece bir icecek degil, kulturun onemli bir parcasi, bir deger. Misafir gelince mutlaka cay demlenir, adim basi kiraathanelerde, cay ocaklarinda, kafelerde, cay bahcelerinde ( oyle onemli ki bahcesi bile var )gun icerisinde herkes belki en az bir yarim saatini gecirir, sohbet ederken ince belli bardaklar ele alinir. Can sikilinca demlenir, yemegin ustune demlenir, altina demlenir, ikindide demlenir, kahvaltida demlenir. Demlenir de demlenir. Gun icerisinde ortalama bir turk xx bardak cay icebilir. Simdi nereden cikti bu cay meselesi diyeceksiniz, aciklayayim. Gecen yil Eylul ayinda kisa bir yaz sonu kacamagi icin turkiye’nin entellektuel nufusunun en onemli tatil mekanlarindan biri olan Kas’a gittim 4-5 gunlugune. Sikago sapaginda in...

Kaptan! Chicago sapaginda inecek var!

  Kaptan! Chicago sapaginda inecek var!   Saniyorum 2005 ya da 2006 yiliydi. O zamanlar ben ve Endustri muhendisliginden birkac baska arkadasim daha Kosekoy’de faaliyet gosteren bir lastik fabrikasinda yari-zamanli calisiyorduk. Hepimiz ikinci ogretim egitim aldigimizdan aksamustune dogru isten cikar Kosekoy dolmusuna biner, oradan simdi tam hatirlayamadigim bir yerde baska bir dolmusa aktarma yaparak Winsan Muhendislik Fakultesi kampusune gecerdik. O gun normalden biraz daha erken cikmistik isten. Yanlis hatirlamiyorsam 3 kisiydik. Bir sinav vs olmali. Gunesli bir hava idi ve biz dolmusun en arka koltuguna oturduk. En arka siranin diger cam kenarinda onunde kufesi ile muhtemelen pazara birseyler satmaya giden bir amca oturuyordu. Kiligi kiyafetine bakarak zihnimin bu amcayi “koylu” (ama negatif anlamda) yaftaladigini hatirliyorum. O zamanlar ben de boyle ayrimlar yapan egoma siki sikiya sariliyordum. Arka sirada yanina oturdugumuzda bizimle, oldukca yuksek sesle sohbet ...