Orospuluk ile Rahibelik arasinda bir yer var, orada bulusalim...
Orospuluk ile Rahibelik arasinda bir yer var, orada
bulusalim...
Turkiye dogu ile batinin arasinda, her ikisinden gercek
guzellikleri alip sahane bir ulke olma potansiyeline sahip bir ulke iken,
malesef dogunun da batinin da en gereksiz ozelliklerini bunyesinde toplayip,
ulkedeki dogu-bati catismasindan surekli beslenen “dis mihraplarin” ve “ic
sansarlarin” oyuncagi olmayi tercih ediyor. Bu dogu-bati catismasinin en
baslarinda gelen ozgurluk kavramini en sevdigimiz yerden, kadin bedeni ve
cinsellik uzerinden biraz konusmasak mi ? Ama caninizi sikabilirim, haberiniz
olsun.
Bati modernligi, gelismisligi, hatta asmisligi temsil ediyor
bir cogumuzun zihninde. Bircok bati ulkesinin bizden cok daha muassir medeniyet
seviyesinde olmasinin ve disaridan davulun sesinin her zaman hos gelmesinin
payi buyuk tabi bu mevzuda.
Avrupa ornegin, cinsellik konusunu uzun zaman once asmis.
Cocuklara erken yasta egitimi verilen ve tuh kaka olmaktan coktan cikarilmis
bir kavram Avrupa’da cinsellik. Peki bu sadece bizim disaridan bakan olarak
algimiz olabilir mi ? Avrupa bir noktaya kadar bu cinsellik meselesini cok
guzel bir sekilde ele alip yeni nesillerini bu dogrultuda yetistirirken , bir
anda isler cigrindan cikmis ve suanda mesela Avrupa’da 12-14 yas gruplarinda
bile ciddi bir kurtaj, escinsellik ya da cinselligin bokunun benzer baska
sekillerde cikariliyor olusunu gormezden geliyor olabilir miyiz ? Ya da 12-14
yas grubunda, dogu kulturunde halen cocuk olarak tanimlanan genclerin,
cinsellige bu denli kolay erisimini ozgurluk olarak atfetmek ne kadar dogru ?
Ornegin 14 yasinda yanlis bir iliski sonucu bebek sahibi olan ya da kurtaj ile
bebek aldirmanin travmasini yasayan bir genc kiz, doguda evlenene kadar buna
erisim hakki olmayan bir genc kizdan daha mi ozgur?
Benzer bir sekilde doguda en onemli olgulardan biri aile ve
gelenekler kavrami. Aile doguda cok daha guclu bir kurum batiya nazaran ama bu
beraberinde bizim zihnimizin algisiyla cesitli ozgurluk kisitlamalari getiriyor.
Tabiki tore ya da akraba evliligi dayatmasi gibi zorbaca, cag disi ve uc
orneklerden bahsetmiyorum burada. Ki bunlarin hala gecerli ve hic de
azimsanamayacak oranda oldugunun farkindayim ama ayni zamanda aile kavraminin
onemi, her seyden ote anne ve babani taniyor olusun bile batiya kiyasla cok
degerli bir ozgurluk olarak algilanabilir mi ? Ya da tam aksi onlarin kim
oldugunu bilmemek mi ozgurluk ?
Malesef her iki toplumda da – her ne kadar avrupaya sig bir
bakisla baktiginizda kadinin toplumdaki degeri doguya gore cok daha fazlaymis
gibi gorunse de, dibe dalindiginda aradaki farkin sadece konseptte oldugunu,
ataerkil zorbaligin burada da ayni derece mevcut oldugunu goruyoruz- kadin
malesef 2. Hatta bazi durumlarda 3. Sinif vatandas konumunda. Dogu’da din ve
inanclar araciligiyla baskilanan kadin – tek tanrili dinlere Zeus’tan
baslayarak en derin saygilarimizi iletiyoruz – batida da statusu ile – hem de
daha sinsice, desteklenir gibi yapilarak – toplumda 2. Hatta bazen 3. Plana
itiliyor.
Konu cabucak dagilmaya elverisli olacak sekilde genis oldugu
icin sadece gelip, bu 3 paragrafi kadin bedeni ve Asya ve Avrupa’nin bulusma
noktasi Turkiye uzerinden birlestirelim.
Turkiye jeopolitik konumu nedeniyle dogu ve batindan her
seyi cok da filtrelemeden toplamaya cok elverisli demistik. Bu teknolojik
gelisimler, yeme-icme vs gibi somut kavramlarin yaninda din, spirituellik,
kultur gibi daha dokunamadigimiz kavramlari da iceriyor. Ornegin Turkiye
cografyasinda diger orta dogu ya da islam ulkelerinden farkli olarak alkol,
evlilik oncesi iliski, escinsellik, kadinin modern giyimi ( tesekkurler
Ataturk) gibi kavramlara daha ilimli bir bakis acisi var ( yine populasyondan
ekstrem durumlari atiyoruz). Kadinin haklari bircok avrupa ulkesinden once
kazanilmis ornegin. Kiyafet devrimi, modern giyim-kusam, dans ve diger sanat
dallari ile ilgilenme hakki, meslek edinme hakki vs. Hatta calistigim sirkette
diger Avrupa ulkelerine gore yonetimdeki kadin sayisiyla ornek teskil ettigimiz
ve amazonlar diye anildigimiz bir donem bile oldu. Ustelik bunun hemen ardindan
Ingiltere’ye tasindigimda yonetim kadrosunda bir tane bile kadin olmayisinin
travmasini bile yasamisligim var.
Vefakat son yillarda ozgurluk kavraminin icini kendi
kulturumuze gore doldurmak yerine, komple icini bosaltip avrupa sevdamizla
yepisyeni ama anlamsiz bir anlamla yukledigimizden, dogulu yanimiza tuh kaka
gozuyle bakip ve hatta ayan beyan varoslukla suclama yarisina girip, batili
yanimizi gobegi gotu ne kadar acarsak o kadar ozguruz sekerim ile odeslestiriyoruz.
Bu gun gectikce daha da cigirindan cikip mutevazi bir muhafazakarlik ile
yasayan aileler ile tum bayram seyranlarini avrupada geciren asiri batili gormemislerimiz
arasindaki ucurumu derinlestiriyor, altindan topragi biraz daha kaydirip ana
karayi baska hicbir basarida ve yenilikte degil ama gobek ve got acma kisminda
avrupaya yakinlastiriyor.
Gectigimiz yillarda Gulsen’in sahneye hicbir estetigi
olmayan, sadece kendi bedenini cinsel bir obje gibi sergiledigi kostumlerle
cikmasini koru korune destekleyip, ustelik begnemeyenleri yobazlikla suclayan bati
sevici ilik gotlu kitlemiz, bugunlerde de hicbir muzikalitesi olmayan ve 18+
diye bir show yaptiklarini acikca dile getiren ve yine giyinmeyi unutmus bir
grup kizin bedeni uzerinden sahte bir ozgurluk mucadelesi veriyor. Peki
ozgurluk bu mu?
Bundan 11+ sene kadar once ingiltere’ye ilk tasindigimizda
Cumartesi gunleri-geceleri, manchester sokaklarinda ustlerinde sutyenle ( hayir
crop degil sadece sutyen) gezen kizlari gorup sasirdigimda, esim bana
“ingiltere’de kadinlar ya orospu gibi yada rahibe gibi giyinir, arasi yoktur”
demisti. Sonra 11 sene boyunca bunun ne kadar dogru bir tespit oldugunu
gozlemleme firsati yakaladim. Gercekten de “normal” bir aile yapisinda yetisen
ingiliz genc kizlari ve kadinalri genellikle diz kapaginin uzerinde etek ve
sortlar giymeyi ve en fazla kolsuz ve asla dekolte olamyan bluzleri tercih
ederken, daha sorunlu ailelerin kiz cocuklari ve kadinlari gece disari cikarken
asiri yuksek topuklu sandaletler, poponun hemen altina gelen etek ya da sortlar
ve uzerlerinde sutyen ile tam bir seks objesi gibi giyinmeyi tercih ediyor. Ingiltere’de
bu anlamda din ya da gelenek gorenek cok da baskin olmadigi icin, bu durumlar
tasvip edilmese de cok da buyuk tartisma konusu olmuyor. Zaten cinsel anlamda
erken yasta doyuma erisen bir toplum oldugu icin de bu tarz davranislar
cogunlukla bilincsiz ve travmatik iliskiler ve bunlarin sonucunda anasini ve
babasini tanimayan cocuklarla sonuclaniyor ve dongu buradan devam ediyor.
Turkiye’deki bati sempatizani gencligimiz ise madalyonun
sadece bir yuzunu gormekle yetiniyor ve son yazdigim kisimdaki cokmus aile
yapisinin, buna bagli uyusturucuya yatkin yetisen gencecik cocuklarin, ya da
erken yasta ozgurlugu anne ve baba olarak elinden alinan genclerin farkina bile
varmadan sadece cinsellik kisminin ( cunku orasi buyuk odul) ne kadar guzel
oldugunu ve bu ozgurluge kavusmanin en dogal hakki oldugunu savunuyor.
Tabi ki insanlar istedikleri gibi giyinebilmeli, giyim
tarzlari nedeniyle rahatsiz edilmemeli ve hatta eriskin olan herkes
cinselligini de – egitim aldiktan sonra kendi kararlarini dogru verebilceginden
emin olduktan sonra- istedigi gibi yasayabilmeli. Fakat bu kadin bedeninin bir
seks objesi gibi surekli sergilenmeye calismasi, kadin bedeninin uzerinden
pozitif ya da negatif ayrimcilik ile ozgurluk tanimlama calismasllari ve bunun
bir ozgurluk ve/veya batililik temsili haline getirilmesi ile bagdastirilmamali.
Estetik ve ortamina gore giyim kusam toplumsal uyum icin
onemli ve birey kendi ozgurlugunun onemli bir kisminin toplumsal uyumu
saglamakta da yattigini fark etmeli. Ayni sekilde erkeklerin de ozgurlugu
kiyafet tercihlerinden dolayi kadinlara laf atma ya da tacizde bulunma hakkinda
aramamalari gerektigi gibi.
Hele ki soz konusu topluma mal olmus “sanatci” ya da
taninmis kisiler ise, henuz resit olmamis bireyleri bile ne denli yanlis
yonlendirebileceklerinin farkinda olup buna gore davranmak, sana verilen hem
bedeni hem de zekayi dogru bir sekilde kullanmayi ve dolayisiyla gercek
ozgurlugu getirmez mi ? Gulsen ya da Manifest gibilerinin sirf ses getirmek
adina, bedenlerini yaptiklari isin onune gecirdikleri ve toplumun buyuk bir
kesimi tarafindan yarattiklari eser ya da sunduklari servisle degil de seks
objesi haline donusturdukleri vucutlari ile anildiklarinda, bundan etkilenen
genc kizlarin ozgurluklerini baska turlu ellerinden almis olmuyorlar mi ? hala
dogulu bir toplumun parcasi olan aile yapisindan gelen bu kizlarin, aileleriyle
aralarinda yarattiklari sorunlar sonucu olusturduklari travmaya mi ozgurluk
diyorlar yoksa? Peki size gore bu hikayede hala Gulsen ya da Manifest mi hakli
?
Dogulu bir din ve gelenek yapisina sahip bir toplumun
parcasi olarak batidan ogrenmemiz gereken belki de cocuklara cinsellik icin
dogru yasi, kilik kiyafet icin dogru ortami nasil ve neye gore secmesi
gerektigini, bunu yaparken vucudunu sergilemeye ve torna tezgahindan cikmis
gibi yasitlariyla ayni gorunmek zorunda olmadigini, kendiyle barismanin en
buyuk ozgurluk oldugunun farkindaligini mi vermek acaba ?
Bu arada kimse cikip da isteyen istedigini giyer vs.
demesin. Gulsenin ve manifestin 1 tane bile sarkisini bilmeyip 2 gun once
sahneye hangi renk donla ciktigini biliyorsam, burada konuslacak bir sanat yok
demektir. Konu sanat oldugunda nu ressamlik, fotografcilik gibi dallar da var
ve fakat kimse orada cekilen ya da resmedilen bedenden degil, sanatin
kendisinden bahsediyor. Umarim ilik gotlu bati sempatizanlarimiz, feminist
entellektuellerimiz de bu demek istegimi ilik gotlerinden degil prefrontal
kortekslerinden algilar, oturur mevzuyu bir daha dusunurler.
Batililiktan anlayisimiz modern hayat, muhassir medeniyet
seviyesi, teknoloji, toplumsal kurallara uyum, temiz ve organize hayatlar gibi
daha yapici ve gelistirici, dogululuktan anladigimiz aile, degerler, erdemler,
gelenekler ile saygi ve sevgi cercevesinde batililik anlayisini gelistirmek
olursa, boyle gereksiz konulara takilmak yerine, gercekten uretken bir toplum
olabilir belki.
Toplumda kadinin bedeni ve kiyafeti uzeirnden spot
isiklarini cekip belki o zaman gercekten kiskanclik, tore ya da keyfi bir
sekilde oldurulen kadinlarin, sirf kadin oldugu icin is yerinde erkek
zorbaligina maruz kalan kadinalrin, en dogal haklari olan egitim, guvenli bir
aile ortami, hijyenik ped gibi temel ihtiyaclara erisimi olmayan kadinalrin ve
daha onemli diger konular yuzunden aci ceken kadinlarin sorunlarini masaya
yatirabiliriz belki. Gotumuzu basimizi acmayi tartismak yerine, fena olmaz
sanki ?
Comments
Post a Comment