Boykot cekemiyollaaa bizi kiskaniyollaaa bizi

 

Boykot cekemiyollaaa bizi kiskaniyollaaa bizi

 

20 yildir Mr. Erdogan’s Home of Peculiar Children gibi yonetilmiyor ve bunlarin yaptiklari yeterince garip degilmis gibi 19 mart’tan itibaren gelisen surecte hukuksuzlugun dibine vurduk ve hatta daha da beteri demokrasiye ve milli iradeye dair ne varsa ona bile goz diktiler sonunda. Onlarin yaptiklarindan bahsedip bunun uzerinden kara mizah yapmak bile artik banallestigi ya da olayin komik bir tarafi kalmadigi icin ben yine baska bir yerinden ele alacagim bu konuyu da.

 

Bizim cok akilli ve asiiri sekuler kitlemiz bu peculiar badem biyiklarin salakliklarinin ayyuka cikmasi nedeniyle sonunda onemli bir gercege uyandilar: akp’nin gecim kaynaginin orta ve ust duzey sekuler kesimin harcamalari ve odedigi kallavi vergiler oldugu. Espressolab, D&R, Sleepy uzayip giden bir liste dolusu hizmet ve urunun yandas abilerin mulkiyetinde oldugu konusunda Ozgur Ozel ve tayfasi 3. Gozumuzu acinca, ulkede ciddi bir boykot hareketi basladi ve bunu engellemek icin yandas ve akp bakanlarinin hareketleri bu boykot hareketinin ne kadar dogru ve yerinde bir davranis oldugunu her gecen gun dogruladi. Nitekim bu boykot etkisi asikar olmasina ragmen bizim asiri ilik gotlu sekuler kesimimizin son derece onemli ihtiyaclarinin ( ozgurluk, hak, adalet vs gibi konulardan daha onemli olan ihtiyaclardan bahsediyorum, kahve, trendyol aliverisi vs. Gibi) nitelikli bir bicimde karsilanmamasi nedeniyle cok uzun suremedi. 2. Ayin sonuna dogru etkisini iyicene kaybeden boykot, yaz tatilinin gelmesiyle gevseyen gonul ve bilimum baska yaylarin gevsekligine kurban edilerek unutuldu gitti.

Disaridan gozlemleyen biri olarak bu surecte mevcut sekuler kesim hakkinda cok carpici veriler edinmemi sagladi benim de bu durum. Ozellikle kendi genis arkadas cevremin ( arkadaslarim ve onlarin arkadaslari ve onlarin arkadaslari )guilty pleasurelarini gordukce hem sasirdim, hem de itiraf ediyorum sinirlendim.

Cok uzulerek soyluyorum ki, Turkiye’de delice calisip ekonomiyi donduren, akilli ve medeni olan kesim kapitalist carkin korkunc bir deney faresi haline gelmis. Hangimiz degiliz ki diye savunma gelecektir bu noktada tabi ama neyse ki o kapitalist duzenin kurucularindan olan bir ulkede son derece mutevazi bir hayat yasayan bir turk olarak bu savunmalara gotumle gulme hakkini kendimde buluyorum.

Gerci boykot olaylarindan once de bu durumun nispeten farkindaydim. Ingiltere’den TR’ye her gelisimde Kadikoy’de haftaici/sonu farketmeksizin agzina kadar dolu barlar, meyhaneler, restoranlar, gece 11’den sonra bile dopdolu tatlicilar, kebapcilar, haftasonlarinin onemli bir kismini AVM’de geciren coluklu cocuklu ailelerin coklugu, cok da derin analizlere gerek duymadan ulkede ne buyuk bir tuketim cilginligi oldugunun resmini ciziveriyor hemen ama boykot sayesinde bazi duyduklarim bunun artik hastalik boyutunda bir cilginlik oldugunu ve durumun korkulacak dereceye geldigini gosteriyor neredeyse.

Duyduklarimdan biri trendyol denilen cevrimici copluk haline donmus sitenin boykota dahil olmasi ile sosyal medya uzerinden sepetlerini bosalttiklarini anons edenler oldu. Bunda ne var ki diyeceksiniz bir cogunuz eminim. Sepette surekli urun tutmak ne demek ? Surekli alisveris yapiyor olmak demek. Ha siz bu noktada “turkiye ekonomisi cok kotu, her seyin fiyati artiyor, ne yapalim? Diyebilirsiniz ve hatta sterling gibi sabit ve guclu bir para birimina sahip bir ulkede yasadigim icin beni “bekara kari bosamak kolay” gibi klasik gurbetci linclerine maruz da birakabilirsiniz. Sorun degil, neden biliyor musunuz ? ben burada da orada da islerin nasil yurudugunu biliyorum ama siz sadece kendi gercekliginizi biliyorsunuz.

Simdi size ingiltere’den birkac ornek verecegim. O sabit ve guclu sterling’den her ay 5binlerce kazanan ingilizlerin yasam sartlarindan verecegim ornekler, 1- guclu ekonomi icin tuketim degil uretim gerektigini ve 2- nasil bir tuketim carkinda oldugunuz konusunda birazcik da olsa isik tutar belki.

Bu arada orneklere gecmeden once kendimi ortalama bir ingilize gore musrif olarak tanimladigimi ve halen iyilestirmek icin cabaladigimi belirtmek isterim. Ne de olsa yoga, ne de olsa aparigraha.. bu konuya baska zaman deginiriz.

 

Simdi efendim bu gevur ingilizler, haftada bir hadi tas catlasin 2 kere disarida yemek yerler. Disarida yemek yedikleri zaman da kisi basi ortalama harcamalari £30-£40/ arasinda tutarlar. Bu fiyatlar uygun oldugu icin degil, onlar bunadi dikkat ederek harcama yaptiklari icin boyledir. Disarida sadece birsey yemek ya da icmek icin bulusmazlar. Beraber doga yuruyusu gibi tamamen masrafsiz aktivitelerle de sosyallesirler. Yemek cesitleri sinirlidir, siparis edilen hicbir sey neredeyse ziyan edilmez. Fazla gelenler de doggy bag yapilarak eve getirilir, ya evdekilere verilir ya da sonraki gun icin saklanir. Giyim kusam konusunda belli basli ingiliz markalarindan cogunlukla aliveris edilir. Her butceye uygun bir elin parmaklarini gecmeyecek kadar giyim, kusam ya da ev ihtiyaclari markalari vardir. Bir giydigimi bir daha giymeyeyim, her ay bir yeni birsey edineyim gibi bir davranis kalibi yoktur. Cocuklarinin kiyafetlerini supermarketlerden alirlar. Pahali urunler almak ya da sik alisveris yapmak adeta ayiplanir. Dubai cikolatasi gibi bir gecede unlenen bir urunun ingiltere’de duyulmasi 3-5 ay zaman alir onu da ancak yeni nesil denerse dener oyle ulkece kitleleri pesinden surukleyen bir tuketim cilginlgina donusmez. Neyse boyle ornekler saymakla bitmez. Ama ozetle ingiliz toplumunda bir tuketim cilginligi yok ve bu kapitalizmin basini ceken ve ustelik duyanin sayili zeigin ulkelerinden biri. Peki soruyorum, TR bu bozuk ekonomisiyle nasil bu kadar musrifligi kaldirabiliyor ?

 

Simdi buradan irkci soylemler cikarip ingiliz sempatizanina donustugumu dusunenler icin de onlemimi alarak devam edeyim. Eskdien Turklerle ilgili bir suru guzel ozellik sayardim ingilizlere, artik yapamiyorum. Ulkedeki ahlak seviyesini, misafirperverligi, yardimseverligi, bir ve birlik olabilme yetenegini, hosgoruyu, saygiyi, empatiyi ve daha bir suru ovundugum erdemi sadece sucladigimiz akp kesiminde degil, sekuler kesimde de kaybetmis gibiyiz.  Ve ustelik her iki taraf da parmagini birbirine uzatip birbirini suclar vaziyetteyken her an her saniye daha da dibe batiyor bu guzel duygular. 20 kusur senedir ahlaksizlar tarafindan yonetilip onlarin kendi suclarinin tamamini dis guclere, cehapeye ona buna atmasi gibi, halk da  fakiri, zengini, akillisi, delisi, egitimlisi, egitimsizi herkes ama herkes baska birini sucluyor.

Bu yazi bu noktada bir anligina da olsa durup ben bu boykotun neresindeyim diye sordurur mu acaba ?

Comments

Popular posts from this blog

Geçmişin Yükü

Ortak Zihin Yoldaşları: Temalı Yalnızlıktan Kurtulmak

Üstün Alaman Kuralcığı