Kaptan! Chicago sapaginda inecek var!
Kaptan! Chicago sapaginda inecek var!
Saniyorum 2005 ya da 2006 yiliydi. O zamanlar ben ve
Endustri muhendisliginden birkac baska arkadasim daha Kosekoy’de faaliyet
gosteren bir lastik fabrikasinda yari-zamanli calisiyorduk. Hepimiz ikinci
ogretim egitim aldigimizdan aksamustune dogru isten cikar Kosekoy dolmusuna
biner, oradan simdi tam hatirlayamadigim bir yerde baska bir dolmusa aktarma
yaparak Winsan Muhendislik Fakultesi kampusune gecerdik.
O gun normalden biraz daha erken cikmistik isten. Yanlis
hatirlamiyorsam 3 kisiydik. Bir sinav vs olmali. Gunesli bir hava idi ve biz
dolmusun en arka koltuguna oturduk. En arka siranin diger cam kenarinda onunde
kufesi ile muhtemelen pazara birseyler satmaya giden bir amca oturuyordu.
Kiligi kiyafetine bakarak zihnimin bu amcayi “koylu” (ama negatif anlamda)
yaftaladigini hatirliyorum. O zamanlar ben de boyle ayrimlar yapan egoma siki
sikiya sariliyordum. Arka sirada yanina oturdugumuzda bizimle, oldukca yuksek
sesle sohbet etmeye basladi. Yanimdaki iki kisi de geyik muhabbetine
bayildiklarindan onlarin cok isine geliyordu tabi. Suanda tam hatirlayamasam da
amca oldukca zekice ve sarkastik politik yorumlar yapiyor, hatta sadece Turkiye
politikasindan degil, global politikadan bahsediyordu.
Birden ayaga kalkti ve “Kaptan, Sikago sapaginda inecek var”
diye bagirdi. Sofor dahil hepimiz saskinlikla amcaya bakiyorduk. O da “ ne
sasiriyorsunuz yahu, her sey batililasmiyor mu, tum dukkanlarin adi artik
ingilizce degil mi ? ben de bu sapaga sikago diyorum, bu mu sasirtici geldi”
gibisinden bir laf etti. Kucucuk bir cumle ile memleketin bati ozenti
politikasini, durumun vehametini, bizlerin durum karsisinda kefal gibi
bakisimiza da dem vurarak oyle guzel anlatmisti ki, bugun halen kulagimda o
cumle ara ara yankilanir. Nitekim olayin yasandigi gunden yaklasik 20 sene
sonra, batinin super guclerinden bir ulkede 10 kusur yil yasayan biri olarak
yine baska bir batili super gucun zincir kahvecisinde “cool lime refresa”mi
yudumlayip, o gunlerden ahlak ve etik olarak cok daha geriye gitmis ulkemin
vahim halini dusunurken tarihten siyrilip bu satirlara baslik olacak kadar
onemli yer tutuyor zihnimde.
Bu sozun o zamanlar beni derinden uzen ulkemdeki sosyokulturel
ve sosyoekonomik degisikliklerin bir baslangici olup bana bir kitap
yazdiracagini bilemezdim elbette. Ama geri donup bakinca yerine oturan onemli
bir yapboz parcasi olacagini o gunden hissetmisim sanki.
2002 yilinda universiteye basladigimda iktidara gelen
akpnin, ulkemle ve onun insanlariyla ilgili yillarca biriktirdigim ne kadar
deger, erdem ve .... varsa uzerine benzin dokup, kibrit cakacagini bilemezdim
tabi. Ama yine sanki hissetmisim gibi aglamistim kaldigim ogrenci yurdunun
kantininde secim sonuclarini dinleyip bir yandan annemle konusurken. Yine bunun
sadece bir iktidar degisikligi ile kalmayacagini, cok daha buyuk ve koklu ve
kotu degisiklikleri getirecek gunlere gebe oldugunu hissetmis gibi.
O gunden bu gune neler degistigini biraz provokatif bir
dille anlatacagim bu kitapta, bunu ozellikle yaptigimi daha giristen soylemek
istiyorum. Sanki Harry Potter’in gorunmez pelerini ile koruma altina alindigina
ve zarar gormeyecegine dair gereksiz bir ozguven ile yaklasilan ve aslinda
kralin uzun zamandir ciplak oldugu, yani ahlaki cokusun ayan beyan ortada
oldugu ve bunun her ne kadar en buyuk tetikleyeninin bu etik ve ahlak yoksunu
iktidar zihniyeti olsa da inanip guvendigimiz, deger verdigimiz buyuk turk
milletinin de bu potansiyele sahip olusunun idraki en buyuk yikim sebebi oldu. Inside
out filmini izleyenler hatirlar, buyume cagina giren Riley’nin aile ve
arkadaslik duygu daglarinin nasil birden yikilip daha sonra baska bir formda
tekrar insa edildigini. Ben henuz riley kadar sansli degilim. Memleket
degerlerim, arkadaslik, etik, ahlak... o kadar cok duygu dagim yikildi ki son
20 yilda, ve halen elimde bunlari vatanimdaki goruntulere bakarak insa edecek
hic bir kaynak yok ki. 11 yilin sonunda ben gercekten bu tiopluma ait miyim
diye soracak kadar uzaklastirdi beni bu tutundugum duygu daglarindan. Yeni
daglarimi daha koksuz, daha vatansiz, daha bagsiz insa etmeye yonelti.
Isin kotusu oradaki herkes efsunlanmis gibi sadece oranin
gozunden gorebildigi icin bu yazdiklarim provokatif gelecek, ve o efsunlanmis
halden belki bir anligina cikartirim onlari umuduyla, provokatif yazmaya en
basindan karar verdim. O yuzden kusur isleyecegim, affedilecek olan da ben
degilim. Simdi yavastan baslayalim ve orada ben bu duygusal kaosumdan
arinirken, bunca zamandir cektigim acilari biraz sizlere paylastirarak kendimi
rahatlatayim, biraz da bir saniyeligine de olsa donup ne hukumeti ne de milleti
suclamadan sadece ve sadece sizin hayatiniza ayna tutayim. Bakalım sikago
sapaginda hep beraber bulusabilecek miyiz ?
Comments
Post a Comment