Fayn dayning

 

Fayn dayning 

 

Cok sukur ki yepyeni bir kavram daha influgensir denilen ne idugu belirsiz insanlar ve instagram sayesinde girdi hayatimiza: fayn dayning.  Tabi bu kavram daha once de vardi ama boyle ici bosaltilip ayaga dusmemisti o vakitler. Hatta efendi gibi turkiye sartlarinda gurmelik denilen daha turkcelestirilmis bir kavram kullanirdik. Simdi google’a fayn dayningin anlamini sorun, 72 degisik cevap aliyorsunuz. Iyi yemek , zarif yemek ( o ne demekse), aristokrat yemek ( bak sen) uzayip gidiyor. Neden ? Cunku kimse tam olarak ne demek istedigini bilmiyor.

Neymis yemek yemeyi sanat haline getirip sana kendini ozel hissettiriyormus.

 

Aslen tabagin ortasinda konmus tek bir parca karidesin ( turk mutfaginin olmazsa olmaz bir bilesenidir karides hepimizin bildigi uzere) yine turk mutfaginin baska vazgecilmezi avokado ile azicik yesillendirip uzerine de totomuzdan uydurdugumuz bir sos dokup bu “dish”e bir de minimum 8000tl fiyat bictiginizde ve bunu bir aksam boyunca birbirine benzer 8-10 tabak takip edip totalde 80000tl hesap verdiginizde yaptiginiz eylemin adina fayn dayning deniyor.

A tabi cok onemli bir nokta var. Hangi sarabin hangi uydurma tabakla gittigine dair gercekte sektorde 1 sene bile deneyimi olmayan zengin avcisi bir garsondan tavsiye alip uzerine bir 80000tl de ona verirseniz, kendinizi hiyar gibi hissetmek yerine asiri aristokrat bir hava ile mekani terk ediyor, instagram hikayelerinizden aldiginiz begenilerle gotunuze giren 160000tl yi hafifletmek icin derin nefesler aliyorsunuz.

Peki neden ? Ne bok yemeye buna ihtiyac duyuyoruz ?

Turk mutfagi dunyanin en zengin mutfaklarindan biri. Bana gore Meksika ve Tay mutfagi ile ilk 3te yarisir hatta. Osmanli etkisiyle hem araplardan hem balkanlardan gelen cesitli lezzetler 7 bolgenin cografi sartlarina gore harmanlanip enfes bir zenginlik olusturmus yillar boyunca. Dunyanin her yerinde Turk restoranlari var ve musterisi hic eksik olmuyor. Sadece kebap bile yetiyor yabancilara ki biz Turkler klasik bir kebaba dudak bukeriz cok iyi bir ustadan gelmiyorsa. Antep’i etleri ve tatlilari, karadenizin hamsisi, misir unu, egenin otlari ve baliklari.. bir dusunun ortalama bir turk cocugu 15 yasina gelene kadar ( simdilerde azicik orta ustu gelire sahipse tabi, eskiden buna da gerek yoktu) kac degisik yemek ile tanis oluyor. Avrupa ulkelerine bakarsak ( italya ve yunani belki biraz da ispanyayi tenzih ederek konusuyorum ki bu saydiklarim da akdeniz ulkesi olmanin meyvesini yiyorlar yoksa cesitlilik olarak turk mutfagina yanasamazlar) 15 yasinda bir cocuk kendi ulkesinin maksimum 5 cesit yemegi ile amerikan fast food kulturu, chinese ya da tay takeawayleri ve hint korisi biliyorlar. Ve tabi turk kebabi ile doneri.

Peki bunca zenginlik arasinda, kendi kulturumuzden gelen bir suru ozel yemek tabagi mevcut iken, ustelik bunlarin malzeleri yine cok cesitli et, sebze ve hatta meyveler ile turlu baharatlarin karisimiyla yapiliyorken, kendi kulturumuzde bile olmayan malzemelerle sadece suslu tabaklarda yapilan ve cesitlilik namina cok da bir sey barindirmayan, tam bir fransiz ozentisi kulturu neden boylesi benimseyisimiz ?

Bu kadar mi koruz? Toplumda sinifsal farklilik yaratmak, sacma sapan bir yemege binlerce lira verip seni sadece bunu yapabildigin icin iyi hissettirmek ve vasat ya da fakir sayilabilecek insanlari sadece bunu yapamadigi icin sacma sapan bir nedenden kotu hissettirerek aradaki ucurumu acmak uzerine kapitalist duzenin yarattigi bir algi oldugunun nasil farkina varmiyoruz ?

Ulkenin bir kesimi lale devrindeki gibi fayn daynlar, saraplar, kopyala yapistir estetik operasyonlar ve birbirinden anlamsiz kiyafet sekilleri ile hangi evente yetisecegini bilemezken, onlari sosyal medyada salyalari akarak izleyen baska bir kesim evine ekmek goturemiyor, cocuguna yarim kilo kiraz alamiyor.

Lale devri cocuklari kiraz alamayanlarin adini kullanarak hukumeti sucluyor ama sasaali hayatindan da asla taviz vermiyor, gariban kesim de sosyal medyadaki bu influgensir tiplerin her postuna ekmek banarak en azindan gozunu doyuruyor canim.

Yemek yemek, esle dostla beraber olmak, beraber birkac kadeh birseyler icebilmek tabiki cok guzel. Tabiki ulkedeki fakirligin sorumlusu da siz degilsiniz cok kiymetli influgensirlar ama bunu sanat diye bize yedirmeye calismasaniz nasil olur ?

Birincisi o fayn dayn tabaklari sanatsa bile sizin burada hicbir katkiniz olmadigini uzulerek belirtmek isterim. Yani sizin deyiminizle credit to the chef. Kimse mona lisa’nin fotografini paylastigi icin takdir gormuyor ozetle. İkincisi bu samimiyetsiz ortamlarinizda yaptiginiz ozenli paylasimlari, hatta genel olarak ozeninizi gercek bir turk restoranindaki sefler icin de yaptiniz mi hic ? yoksa o yemekler sizin icin cok mu banal ? yapmadiysaniz ne yemekten anladiginiz var, ne sanattan. Tek amaciniz surunun bir parcasi gibi davranip cektiginiz ayni filtreli fotograflarla garibanin begenilerinden faydalanmak. 3.su yaptiginiz seyin ulkenin zengin yemek kulturune nasil bir zarar verdigini hic dusundunuz mu ? gercek kulturunuzu ozendirmek neden varos bir davranis sayilsin ? neden ozunuzu bu kadar inkar icindesiniz ? neden fransiz ozentisi olmaz zorunda hayatiniz, kendi kulturunuze ozendirmek neden bir secenek degil ?

Buyuk ihtimalle bu da kapitalizmin gelip gecici bir oyunu. Buyuk ihtimalle fayn dayningin kendisi de influgensirlari da kisa zamanda yok olacaklar ama kulture verdikleri zarar baki kalacak.

Yillar once canim Cem Karaca “hamburger go home, yasasin kofteler” derken bugun basimiza gelecekleri bilse oraya bir de “fayn dayn rentrer a la maison,  vive les maitres de la cuisine turque” diye bir versiyonunu da eklerdi herhalde.

 

Comments

Popular posts from this blog

Geçmişin Yükü

Ortak Zihin Yoldaşları: Temalı Yalnızlıktan Kurtulmak

Üstün Alaman Kuralcığı