Konuşan benken dinleyen kim?
Bir süredir yazamıyordum malum hamilelik sonrası yeni bir insan ile yaşamaya alışma çabaları… beş ay bitti bile ve kızım halen çok küçük olsa da kocaman bir yol kat ederek 29 Ekim 2025 doğduğu günden bu yana oldukça büyüdü.
Hamilelik ve sonrasında annenin beyninin ciddi bir miktarını kullanmaya kapattığı söyleniyor. Daha doğrusu preferal korteks yani muhakeme yeteneği çalıştırmak yerine daha aktif bir amigdalala sürekli bir risk değerlendirme ve kaç savaş modunda yaşamaya çalışıyor. Bu da takdir edersiniz ki sanata, edebiyata ya da bilime olan ilginin nispeten düşmesine ve beyni zorlamayan daha basit ve gündelik aktivitelerle hayatı bir süreliğine idame ettirmeye meylettiriyor.
Uzun süredir meditasyon yaptığım için ve hamilelik ve sonrası düzenleme meditasyonlarımı olabildiğince devam ettirdiği için prefrontal korteksi ortalama bir hamile/anneden belki birtık daha aktif tuttuğum söylenebilir. Biraz uzun bir girizgah oldu ama bunları neden anlattığıma birazdan geleceğiz.
Bebekler için omurga sağlığının ve sağlanması çok önemli olduğunu uzun zaman önce çeşitli kaynaklardan okumuştum. Hoş sadece bebekler için dememekte fayda var yetişkinler için de omurga sağlığı bir o kadar önemli fakat bebek doğum esnasında ister istemez çeşitli travmalara maruz kaldığı için doğum sonrası ilk üç ay içerisinde omurgaıyı kontrol ettirmenin Hollistik sağlık açısından büyük önemi olduğu söyleniyor. Ben de bu bilginin ışığında doğum sonrası yakınlarımda bir Osteopati uzmanı aradım. İlk randevumuzdan sonra epeyce ünlü bir tanesini bulduğumu fark ettim, maya hanımın şansı diyelim. Bulduğum kişi bize 5 dakika araba mesafesinde ofisi minik bir gölet ve golf alanına bakan (kendisine ait) ayrıca atları ve koyunları olan varlıklı bir dede. Çocuk Osteopatisi konusunda uzmanlaşmış ve ayrıca çocuk uyku gelişimi için kendi tasarladığı yatakları satıyor patenti falan var öyle bir abi.
Neyse Maya’yı ona götürdüm ama amacım sadece kontrol ettirmekti. Maya’nın çok ciddi bir sorunu yoktu ama benim amacım zaten önleyici bakımdı. İlk muayene esnasında bir takım sorular sordu, ben de cevapladım.
Maya’nın her bebek kadar kolik olduğunu anlatırken o bana bebeklerde beş çeşit travmadan bahsetti. Bunlardan bir tanesi benim de tahmin ettiğim gibi doğumun kendisi bir diğeri aşılar ve üçüncüsü uçak seyahatleri. Açıkçası diğer ikisi aklımda kalmadı. Sanıyorum bir tanesi herhangi başka bir fiziksel travma. Neyse Maya’ya iki seansta ufak bir tedavi önerdi ve sayesinde hem doğum travmasınını hem de sonrasındaki aşıların yarattığı gastrointestinal travmaları çözmüş oldu. İlk seansı takip eden hafta içerisinde bir gün araba kullanırken bu sohbet beynimde tekrar etti. Kendimi adama ifade ederken Maya için doğum travmasını önleyici bakimini yapmak istediğimi ayrıca uçak seyahatleri olacağını bunları da şimdiden önlemek istediğimi vesaire anlattığımı düşünürken buldum kendimi. Sonra bir ampul yandı beynimde. Dedim ki doğum travmasını sadece maya yaşamadı benim bedenimden bir canlı çıktı ve ayrıca senede ortalama 30 40 kere seyahat eden bir insan olarak benim de bedenimde özellikle omurgamda çok ciddi bir travma var. Yıllar önce Küba’da bisikletten düşüp ayağımı kırmam sonucu sağ kalçamamda oluşan blokaj da üzerine çabası. Sonra Ewan’a dedim ki, ben aslında bu adama kendimi de anlatıyordum sadece mayayı değil sence de öyle değil mi? Resmen bir anlığına kendi söylediğimi kendim duydum. Ve bu bana çok değişik hissettirdi. Sonraki günler uzun uzun ağzımızdan çıkan ne kadar cümlenin aslında kendimize kurulduğunu merak ettim. Bu hikayedeki küçük enstantene fiziksel olduğu için kelimelere dökmek nispeten daha kolay belki ama bununla beraber ağzımdan çıkanın kendime söylendiğinde ve buna karşılık aldığım aksiyon sonucunda kendi bedenimdeki muazzam iyileşmeyi görerekten anladım ki söylediklerimizi daha iyi duymamız gerekiyor.
Aynı birkaç gün içerisinde bir de Asha adında konuşmalarını beğenerek takip ettiğim bir spirituel insanın podcastine de denk geldim ve podcastin ilk cümlelerinden biri "konuşan ben isem dinleyen kim" idi. Bu da büyük resmi tamamlayan bir başka puzzle parçası...
O günden beridir Osteopati uzmanla üçüncü seansımızı tamamladık ve ben yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Vücudum inanılmaz açıldı, sağ kalçamdaki blokaj kalktı bel bölgemdeki omurların çok daha esnek olduğunu yoga esnasında bizzat deneyimlebiliyorum. Ama her şeyden önemlisi bu hikayenin sonunda öğrendiğim daha önemli bir şey var ki o da kendi söylediklerimizi aslında belki de başka birine ya da başka biri için değil tam olarak kendimiz için ya da kendimize söylüyor olabilir miyiz? Ve belki de aydınlanmanın başladığı yerlerden bir tanesi tam da buralardan geçiyor olabilir mi? Üzerinde düşünmeye değer bir katmanın daha kabuğunun kalktigini gözlemleyebiliyorum. Önümüzdeki bir süre daha benim prefrontal kortex buralarda dolaşacak. Umarım sizlere de ilham olur ve tüm canlılar şifa bulur. Lokah samasta sukhino bhavantu..



Modern Ezop

Comments
Post a Comment