Ben evden çıkıyorum ama siz orayı kiraya vermeyin...




Ben evden çıkıyorum ama siz orayı kiraya vermeyin...

31/01/2025 

Kendinize bir ev alamadığınız sürece kiracısınızdır ya hani, ev ev gezersiniz, bir sene belki iki senede bir değiştirirsiniz evinizi. Ama ister 3.5 (!) sene oturun o evde ister 6 ay, eviniz olmuştur bir kere; kendinizi güvende hissettiğiniz, yatağınızı, yorganınızı, kıyafetlerinizi emanet ettiğiniz bir yer olmuştur yani. En az altı aylık iç hesaplaşmanızı dinlemiştir duvarları, bütün maskelerinizden arınmış hallerinizi görmüştür, en çıplak halinizi bilir. 

İşte, eski sevgili de eski kiralık eviniz gibidir. Ne kadar sürerse sürsün "ben buradaydım"ı işlersiniz duvarlarına görünmez kalemle. Gözünüz gibi baksanız da kaldığınız süre boyunca duvarlarından bir parça kireç dökülmüş, giderlerine bir tel saçınız sıkışmıştır mutlaka. Bu yüzdendir ki eskiden oturduğum evlerin önünden geçerken hep eski sevgililerim gelir aklıma. Önce "kiralık" yazısını görür hüzünlenirim, sonra yeni taşınanlara kinlenirim. 

Ne kadar senin eşyalarını barındırmasa da muhteviyatında artık, o duvarlara sen şarap dökmüşsündür, o kapının kenarındaki ufak çatlak sen koltuğunu taşırken olmuştur, musluğa bağladığın bez parçası senindir. 

Çünkü, senin diktiğin çiçekler açmıştır balkondaki saksılarda. Senin boyadığın renktir belki hâlâ duvarları, senin taşınırken fark ettiğin o kirleri, pasları, çizikleri, döküntüleri fark etmemiştir yeni taşınan. Beğenmiştir zamanında senin özenle seçtiğin ama düşünmeden kirlettiğin o boyayı badanayı. Muslukları tamir ettirmiştir belki, geceleri Çin işkencesine dönüşen o frekanslı su sesi gelmiyordur artık. Balkonun kapısından gelen soğuk, hani ne kadar rahatsız ettiğini bilsen de götünü kaldırıp bir müdahale etmediğin, işte o silikonla kapatılmıştır muhtemelen yeni umutlarla taşınan yeni kiracı tarafından. 

O adrese giden faturaların vardır hâlâ, kapatamadığın, kapatamayacağın hesaplarından. Adres değiştirmeye üşenirsin bir süre, başka yollarla takip edersin hesaplarını, ödemeye çalışırsın, olmaz. Ta ki yeni kiracının senin eski faturalarından rahatsız olmasını istemeyeceğin güne kadar. Eski evindeyken kaydolduğun bir internet sitesinde o evin adresini görürsün, elin gitmez değiştirmeye, cız eder içerde bir şey, devrelerde hafif bir yanık kokusu gelir, siteye girmekten vazgeçersin. 

Eski tanıdıklardan - eski evini de tanıyanlardır aynı zamanda - bir tebrik kartı, bir mektup gelir, sana ulaşmaz ve sen o mektubu ömrünün sonuna kadar bilmezsin. Ama eski evin bilir, yaşar acısını içinde cevap verememenin. Dostlarla önünden geçersin kimi zaman, ben dersin, burada yaşamıştım, öyle anılarım var ki dersin buğulu gözler ardından perdelerden sızan ışık hüzmesindeyken gözlerin. Bu evi dersin çok uğraştım adam edebilmek için, yeni kiracı huzurlu olsun diye miydi? Anlattıkça bütün anılar geçer beynin bütün hücrelerinden, sonra dökülür gözlerinden. Anlattıkça yeniden yaşamaya başlarsın o evde, yeniden zilin o tanıdık sesi çalınır kulaklarına, yeniden uyanırsın, yeniden uyursun, yeniden yemek yaparsın mutfağında, yeniden duş alırsın banyosunda, yeniden değer ayakların soğuk fayanslara... 

Üşüyerek, ürpererek döndüğünde tekrar vücudunun bulunduğu yere - eski evinin önüdür hâlâ - anlarsın oranın artık başka kiracıya ait olduğunu, hatta belki de ev sahibinin oturduğunu. Aslında başından beri bildiğin ama kabullenmediğin, kabullenmek istemediğin, oysa senin yaptığın kadar gerçek olan gerçek, balyoz gibi iniverir o anda başına. Senin yaptığın kadar gerçek olan gerçektir çünkü, taşınan sensindir taşınmak zorunda bırakılsan da. Taşınmamayı denemiş bile olsan, taşınmışsındır işte bir kere. O mavi üzerine sarıyla yazılı kiralık yazısını ellerinle asmışsındır camına, aldırış etmeden evin kederine gamına... 

Ve bilirsin, aynı eve bir daha kiracı olarak giremezsin. Sen girmeye çalışırsın, yeni kiracı olur içinde, yeni kiracı çıkar bu sefer, sen başka bir kiracısındır bambaşka bir evin içinde. Bu gel-gitlerle bir süre daha geçersin önünden, bir süre daha izlersin perdenin arkasındaki silüetleri, bir süre daha kontrol edersin posta kutusunu, sonra bir gün bakarsın, yeni evine alışmışsın. Yeni evinin eski evin olmaması için mücadele etmeye hazırsın... Artık girersin o az kullandığın internet sitesine, değiştirirsin adresini, dostlarına verirsin yeni evinin adresini, kendi evinden kaldırırsın "satılık" yazısını ve asarsın bir daha önünden geçmeyeceğin, geçsen de gülümseyerek ufak bir selam çakacağın evinin camına kendi ellerinle...

Modern Ezop

Comments

Popular posts from this blog

Geçmişin Yükü

Amca

Ortak Zihin Yoldaşları: Temalı Yalnızlıktan Kurtulmak