Posts

Showing posts from August, 2025

HAMUŞ

Image
Ses sessizlik sayesinde varlığını gösterir. Sesin içinde sessizlik gizlidir. Onun sayesinde ses duyulur, seslerden harfler, harflerden kelimeler, oradan da cümleler ve dolayısıyla iletişim başlar . Ama her harfin, her kelimenin arkasında sessizlik gizlidir, her notanın bir eş i olduğu gibi. Sessizlikten gelip sessizliğe gittiğimizi düşünüyorum. Ağladığımızda sesimizi verdik dünyaya ve dolayısıyla sessizliği bozduk. Sonra başka sesler bunu takip etti. Önce anlaşılmak istedik ve bunun için sesi heceler halinde çıkarttık, dünyaya gelmemize vesile olanlar bundan çok hoşnut oldular. Biraz daha zaman geçti, heceler kelimelere dönüştü. “Anne” ya da “baba” deyişimiz çok daha büyük sevinçle karşılanınca doğru yolda olduğumuzu anladık. Devam ettik öğrenmeye, cümleler kurduk, şarkılar ve şiirler söyledik. Kelimelerin ve çıkardığımız seslerin bir anlam ifade ettiklerini, anlaşılmak istediğimizden bile sonra anladık. Önce anlaşıldık, sonra da anlaşılmanın ne demek olduğunu anladık. İletişimi öğr...

Ortak Zihin Yoldaşları: Temalı Yalnızlıktan Kurtulmak

Image
  Tek başınalık ve yalnızlık iki ayrı kavram. Dilerim bu yazıyı okuyan herkes öncesinde bu ikisinin ayrımı üzerine bir süre düşünmüştür. Çünkü yazının geri kalanını bu fark üzerine kuracağım. Kısaca bahsetmek gerekirse, tek başınalık ; etrafında “ben” diye tanımladığın bu fiziksel beden/formdan başka kimsenin aynı ortamda olmaması durumudur. Bir tercih sonucu olabilir ya da kısa süreli, geçici bir durum olarak görülebilir. Yalnızlık ise bir histir. Bunun için fiziksel olarak tek başına olabilirsin ama olmayabilirsin de. Malum, “kalabalıklar içindeki yalnızlık” diye şairane tabirler vardır. Yalnızlık, kendini ifade edemediğin ya da ifade etsen de karşı tarafta bir yansımasını göremediğin durumlarda hissettiğin duygudur. Dün bir konuşma sırasında biri bana, hayattaki rol modellerimden veya bana ilham veren kişi ya da gruplardan örnek sordu. Çok düşünmeden aklıma ilk gelen, Ali Atay, Serkan Keskin, Osman Sonant ve Onur Ünlü’den oluşan grubun bir parçası olmak fikri oldu. Sebebi...

Geçmişin Yükü

Image
  Hiç hayatınızdaki insanları, yüzleşmek zorunda kaldığınız duygu ve düşüncelerinizin birer silueti gibi gördüğünüz oldu mu? Ben sanıyorum ki bunu yalnızca imgelemekle kalmadım; gerçekliğiyle yüzleştim.   Meğer uzun zamandır zihnimi meşgul eden, geçmişte bıraktığımı sandığım ama fark etmeden bugüne kadar sürüklediğim bir konu… Daha doğrusu, bir kişiymiş. Calimero’nun içinde “The End” yazan çantasını sürekli yanında taşıyıp içine baktıkça hüzünlendiği o sahne gibi ( https://youtu.be/-ovzN-0hJgI?feature=shared doğru videoyu bulursam ekleyeceğim), ben de aynı yarayı, hep aynı yerinden deşip durduğum bu kişiyle yüzleşmeye mecbur kalmışım sonunda.   Zamanında ona öyle büyük değerler yükleyip öylesine yüceltmişim ki, bir gün aniden hayatımdan çekip gittiğinde, sudan çıkmış balık gibi kala kalmıştım. Üstelik bu şaşkınlık hâli sandığımdan çok daha uzun sürmüş — neredeyse on yıl. Şimdi geriye dönüp baktığımda daha iyi anlıyorum. İlk başta hissettiğim şey, büyük bir öfke...